‘Yorumlar’ Kategorisi için Arşiv

Niğde’de Varsa Yoksa Tayyip Erdoğan

Haziran 27, 2007

Hadi Özışık Niğde izlenimlerini yazmış internethaber.com’da. İşte Türkiye gerçeğinin Niğde yansıması :

Niğde’deyiz.. Toki bir açılış daha yapıyor. Bor ilçesinde tatlı bir heyecan var. Dar gelirli yıllardır hayal dahi edemediği evine kavuşuyor. Ucuz ve küçük taksitlerle..
Birazdan Başbakan gelecek. Gözler yolda. Ev sahipleri kurulmuş evlerine.. Bir de kamelya keyfi var ki, sormayın gitsin. Foto muhabiri arkadaşım Arif Akdoğan ile Erdoğan’ı bekleyen vatandaşların arasına karışıyoruz.
-Hayırlı olsun ev sahibi oldunuz!
-Allah Tayyip’ten razı olsun…
Seçimi soruyoruz…
Toki’nin yaptıklarını…
Bunların oya dönüşüp dönüşmeyeceğini merak ediyoruz.
Muhataplarım memur:
-Biz devlet memuruyuz konuşamayız.
Biraz zorluyorum…
Bir memur patlıyor:
-Hadi Bey, 10 yıl çalışsam bir ev alacak gücüm yoktu bugüne kadar. Şimdi 4 milyar verdim, 400 YTL ile kral dairesinde oturuyorum. Bunları söylemem suç olmaz öyle değil mi? Kim bize bu imkanı tanıdıysa Allah razı olsun.
Memurun halinden memur anlar.. Sağ yanımda bir başka memur, 10 yılda zor biten kooparetifleri hatırlatıyor:
-Şimdi öyle değil, bir bilemedin birbuçuk yılda ev sahibi olduk.
Ev tamam…
Şimdi seçim vakti…
Ne olacak 22 Temmuz sonrası?
Memur halinden memnun mu?
“İyi” diyor hepsi.. Seçim sonucunu bile söylüyorlar AK Parti’nin iki milletvekili çıkaracağına kesin gözüyle bakıyorlar.
Üç milletvekili çıkaracak Niğde:
-Ya ötekisi…
-CHP…
Konuşma sorunu olmayan bir başka grupla beraberiz Arif’le.. 23 yaşındaki Nazan Erbay, bu sene ilk kez oy kullanacak:
-Kime oyun?
-Tayyip’e..
-Niye?
-Ev verdi, aş verdi, iş verdi.
Nazan’ın eşi aynı zamanda Toki’nin bir işçisi. Yıllar yılı işsizlikten sevdiği kadına kavuşamamış. Toki’ye kapağı atınca, tutmuş Nazan’ın kolundan, doğru nikah masasına:
-Tayyip bize iş verdi evlendik.
Bir başka işçi eşi Safiye Günalan.
O da ev sahibi olmuş düşük taksitle.
Tahmin ettiğiniz gibi onun da oyu “Tayyip”e:
-Niye?
-Ev verdi.
-Başka…
-Enflasyon düştü. Kocam iş buldu.
Ve bakıyoruz Tayyip Erdoğan’ın “iş verdiği” İlhan Günalan geldi:
-O bizim her şeyimiz. İş verse de vermese de oyumuz ona feda olsun.
Nakliyatçı eşi Alev Gökyüz’ün de gönlünde yatan arslan Tayyip Erdoğan:
-Niye?
-Gelenlerin en iyisi.
“Baykal” diyecek oluyorum…
Yüzünü buruşturuyor:
-Varsa yoksa Tayyip.
Toki’nin gizli kahramanları var biraz ötede. Gecesini gündüzüne kadarak 2000 aileyi ev sahibi yapan işçiler… Kimi Kars’lı, kimi Sivas’lı, kimi Mersin, kimi Adana kimi Sinop…
Hepsi 22 Temmuz’da memleketinde oy kullanmaya hazırlanıyor.
20 yıllık MHP’li Halim Sarıkaya Toki’nin işçisi olarak iki yıldır Niğde’de yaşıyor:
-Kime oyunu vereceksin?
-Tayyip’e.
-Niye?
-E yani başkasına verirsem nankörlük etmiş olurum.
Bir başka işçi atılıyor:
-2001′i unutmadık. Yaprak kımıldamıyordu. Bugün görüyorsunuz her şey tıkır tıkır.
Ne biliyor inşaat işçisi bunları. İşinde gücünde. Türkiye’den haberdar mı? Cengiz Kapan usta atılıyor:
-Bey artık İnternet var. Kimse bizi kandıramıyor eskisi gibi. Hiç tereddüt etmiyoruz oylarımız Tayyip’e.
Hiç mi CHP’li yok bu kadar insan içinde?
Tek tük…
Biri Baykal deyince ötekilerinin canı sıkılıyor:
-Ne buluyorsun Baykal’da? Yıllardır var, ne verdi sana?
-Bu sefer verir!
-Vermez son günleri…
Tartışmayı ben kesiyorum.
22 Temmuz’la devam ediyorum:
-Ne olur arkadaşlar?
-Ak Parti tek başına iktidar.
-CHP?
-İkinci ama Baykal’ın son seçimi.
-Başka…
-Belki MHP..
Bor’dan ayrılıp Niğde’ye doğru yol alıyoruz.
Müthiş bir kalabalık.
Sıcak mıcak hikaye…
İğne atsanız yere düşmez.
Önce Gül…
Ardından Erdoğan konuşuyor.
Miting alanında dolaşıyorum..
Yaşlı bir amca…
Selami Değirmenci…
-İyi konuşuyor mu dayı?
-Evet..
-Ya diğerleri?
-Vallahi para etmezler. Varsa yoksa Tayyip.
O halde biraz daha mitingden uzaklaşalım. Bakalım AK Parti’ye gönül verenlerin dışındaki seçmen ne diyor?
Ali Günal:
-Karar vermedim.. Belki MHP..
Cevdet Kaya:
-CHP biraz mitinglerden taşıdı. MHP şehit cenazelerinden götürecek gibi. Ben oyumu CHP’ye vereceğim. Türkiye için, cumhuriyet için.
Bir garson yaklaşıyor yanımıza:
-Yüzde 90 AK Parti.
70 yaşındaki Tahir Özdemir itiraz ediyor:
-Dur daha karar verme hemen öyle. Kim iyiyse ona.
Bakkal dükkanının önünde oturan Muhittin Keleş sıcaklardan yakınıyor:
-O halde iktidardan memnunsun.
Bu sözümüz Muhittin Bey’i kızdırıyor:
-DP’ye benim oyum.
Özetle…
Niğde’de AK Parti en şanslı parti. CHP ikinci sırada. MHP barajı aşarsa bir milletvekili belki. Ama Niğdeliler’in bize söylediğine göre, AK Parti iki, CHP bir milletvekili alacak.
Bu arada geçen seçimde AK Parti üçü 180 bin oyla kaçırmış. Bu seçimde Niğdeliler biraz zorlaması halinde üçü çıkaracağını düşünüyorlar.

İşte Ak Parti’yi Kapattıracak Dosya

Haziran 22, 2007

Türkiye’de birilerinin hep canı sıkılır, özellikle yaşlanan ve emekliliği yaklaşan bazı hukuk adamlarında gördüğümüz bu hastalık henüz tıp bilimi ile açıklanamamaktadır. Son zamanlar bu hastalıktan muzdarip bazı şahıslar can sıkıntılarını gidermek için Ak Parti için bir kapatma dosyası hazırlanıyormuş. Ama bizler yaşlı büyüklerimizin kendilerini çok yormalarını istemeyiz -aslında otobüse binseler onlara yerde veririz ama onlar otobüsün ne demek olduğunu bile bilmiyorlar- diyerek onlara yardımcı olmak için çok güzel gerekçeler hazırlamış.

İşte Ak Partiyi kapattıracak hatalar zinciri :

AKP’nin kuruluşunda görev almış bir yetkili, elimizde bulunan ses kayıtlarında; harflerin Adalet ve Kalkınma Partisi’ni değil Allah ve Kur’an Partisi kelimelerini ifade ettiği, ancak şartlar olgunlaşmadığı için gerçeğin açıklanamadığını itiraf etti…

Doğan Medya Center içinde bulunan yoga ve reiki salonunu saat 05.00’te temizlemek için gelen bir grup temizlikçi kadın başörtülerini takarak salonda namaz kılmaya teşebbüs etmişler, bir cumhuriyet mitingi dönüşü gazeteye gelmiş bulunan Milliyet Gazetesi çalışanları, namaz kılma eylemini henüz kıyam halindeyken bastırmayı başarmışlardır. Temizlikçilerin AKP iktidarı döneminde işe alındıkları, AKP iktidarından cesaret alarak geçtiğimiz Ramazan ayında da oruç tutma eylemi yaptıkları ortaya çıkarıldı…

Avcılar Selami Yetişgil İlköğretim Okulu’nun bazı öğrencilerinin, okulun bodrum katında “ALLAH” olarak isimlendirdikleri görünmez bir varlığa ibadet ettikleri tespit edildi. Bir öğrenci babasının kızını ispiyonlaması üzerine ortaya çıkan habere göre; çocukların son zamanlarda davranışlarının değiştiği, bazı öğrencilerin kanatlarının çıkmaya başladığı, duvarlardan geçebildikleri ve hatta gözlerinden ateş çıkarabilenlerin bile olduğu öğrenildi…

Meteoroloji Meslek Liseleri öğrencilerine 4 adet yağmur duası ezberleme zorunluluğu getirildiği iddia edildi…

AKP’li bakan tarafından atanan Mamak Milli Eğitim Müdürü, ÖSS sınavına girecek öğrencilere yaptığı konuşmada “Allah hepinize sınavda zihin açıklığı versin” diyerek sadece Allah’ın sevdiği dinibütün öğrencilerin başarılı olmasını istediği, dinle daha limoni bir ilişkisi olan gençlerin ise hâk ile yeksân olmasını dilediği anlaşıldı…

14 Nisan 2006 günü, AKP seçmeni olduğu tespit edilen 67 yaşındaki Hatice Benli, Gaziosmanpaşa-Bakırköy hattında çalışan belediye otobüsüne sağ ayağıyla bindi ve ayağını atarken içten içe “Bismillahirrahmanirrahimm” dedi…

AKP’li bakan tarafından yeni atanan Rize Tapu Kadastro Müdürü’nün odası boyanırken Atatürk resmi duvardan indirildi. Kullanım talimatnamesinde boyanın 12 saatte kuruyacağı belirtilmişken, resim 15,5 saat sonra yani 3,5 saat gecikmeli olarak tekrar eski yerine asıldı. Dolayısıyla söz konusu partinin Atatürk’ü hazmedemeyen kişilerle kadrolaşma yaptığı ispatlanmış oldu…

25 Şubat 2004 tarihinde Ankara-Urfa uçağında başı açık bir kadına cam kenarı koltuk kalmadığı söylenmişken, daha sonra gelen türbanlı kadına cam kenarından yer verildiği belgelendi. Yolcuların biniş kartları da ekte delil olarak sunulmuştur…

AKP, içki yasağı politikasını uygulamak için pilot bölge olarak Samsun Devlet Hastanesi’ni seçti. AKP yönetimi tarafından başhekim yapılan imam hatip kökenli, Samsun Devlet Hastanesi Başhekimi Kamil Çoban, siroz hastası 59 yaşındaki B.T. isimli hastasına, içki içmeye devam etmesi durumunda tedaviye devam etmesinin bir anlamı kalmayacağını söyleyerek, içki içmemesi konusunda baskı yaptı…

Antalya Saime Yahşigil İlköğretim Okulu’nda ders programı yapılırken, din derslerinin zihinlerin zinde olduğu sabah saatlerine, İnkılâp Tarihi derslerinin ise hemen öğle yemeğinden sonra, çocuklara rehavet çöktüğü saatlere konması dikkat çekti. Ayrıca, rehaveti artırmak için İnkılap Tarihi derslerinin olduğu günler öğrenciler uyuklasın diye yemekhanede ayran dağıtıldığı belirlendi…

DONAR araştırma şirketi tarafından yapılan çalışmada; AKP seçmenleri arasında, Mustafa, Ahmet, Ali, Ayşe, Havva gibi İslam kaynaklı isimlerin CHP seçmenlerine göre 3 katı fazla olduğu, buna karşın; Tansel, Çiyse, Berkecan, Sudesu gibi çağdaş isimlerden neredeyse hiç olmadığı tespit edildi

AKP’li belediyelerin geçmiş dönemlere göre iki kat fazla yeşillendirme çalışması yaptığı belgelendi. Şeriatı temsil eden yeşil ile rejim değişikliğine park, bahçe ve refüjlerden başladıkları açıkça görülmektedir…

AKP’li İstanbul Belediyesi Terkos ve Ömerli barajları kıyısında her cuma günü 41 imama 41 Yasin okutuyor. Okunmuş sular şebekeye veriliyor, bu sayede insanların dinî duyguları coşturularak amaçlanan şeriat devleti için taban oluşturuluyor…

CHP’nin amblemi bir Türk savaş aleti olan ok, DP’nin amblemi yine bir Türk taşıma aracı olan at iken AKP’nin sembol olarak Avrupalı Edison tarafından icat edilmiş ampulü seçmiş olması Türkiye’yi AB’ye peşkeş çekeceğinin en güzel delilidir…

Vatansever Türk Paraşütçüleri Konfederasyonu’nun internet sitesinde yer alan belgeye göre; Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB’nin genişleme sorumlusu Olli Rehn ile gizli bir anlaşma yapmıştır. Anlaşmaya göre, Sinop-Mersin hattının doğusu Sözde Ermenistan ve Kukla Kürdistan devletleri arasında paylaşılacak, Ege Bölgesi Helen cumhuriyeti olacak, İstanbul, sıcak sulara açılma emelinden bir türlü vazgeçmeyen Rusya’ya bırakılacak. Abdullah Gül’e jest olarak da Kayseri merkezli Gülistan İslam Cumhuriyeti kurulacaktır…

Yalçın Küçük’ün isabet buyurduğu üzere; Abdullah Gül’ün Kürt olduğu ve babasının da Abdullah Öcalan’a büyük muhabbet duymasından dolayı oğluna Abdullah ismini verdiği anlaşılmıştır. (Gül ile Apo’nun aşağı yukarı aynı yaşlarda olmaları bu gerçeği değiştirmez. Demek ki babası öngörülü bir insandı.)

Yalçın Küçük’ün tespitlerine göre Tayyip Erdoğan’ın Kızılderili Sabetaist Doğan Er kabilesinden geldiği, kimliğini gizlemek için ise soyadını Erdoğan yaptığı öğrenilmiştir…

Fenerbahçe’nin bayrağı sarı-laciverttir. Bayrak 15 dakika kezzaplı suda bekletildiğinde iki rengin karışmasından yeşil renk ortaya çıkmaktadır. Erdoğan’ın şeriat özlemi takım tercihinde bile kendini ele vermektedir…

AKP döneminde eşi türbanlı olan Ertuğrul Sağlam Beşiktaş teknik direktörü olurken, namaz kıldığı bilinen futbolcular sürekli ilk onbirlerde takımda yer bulmaya başlamışlardır. AKP iktidarı döneminde Anelka ve Aurelio’nun Müslüman olmaya zorlanması ve aynı iktidar döneminde İlhan Mansız’ın (İ.Mansız) ise futbolu bırakmak zorunda kalması da dikkat çekmiştir…

Biz Sadece Kemal Sunal’ı Tekrar Tekrar Seyrederiz.

Haziran 20, 2007

Adnan Menderes’in mirasını yemek isteyenler isim değiştirip sahte kimlikler ile halkın karşısına çıktı. Aydın ilini de sembol görüp oradan başladılar mitinge. Gel gör ki bayatlamış sahteliklere artık bu millet prim vermiyor. 2000 kişi katılmış mitinge. Bir mahallede seçim irtibat büromuzu açarken 1000 kişi geliyor neredeyse. Başka bir parti miting yapıyor 2000 kişiye. Demek ki neymiş bu millet Kemal Sunal’dan başkasının filimlerinin bu kadar çok tekrarını seyretmezmiş.

Yorumsuz…

Haziran 19, 2007

Millet için çalışma perdesi ile yola çıkıp halk…

Haziran 19, 2007

Millet için çalışma perdesi ile yola çıkıp halk kelimesini de siyasi menfaat için kullanmaktan çekinmeyenler sandıkta bu millete sevdalı olanlara karşı her zaman mağlup olmaya mahkum değiller mi ?

Zaten bu cümleyi okuyan herkes hangi ülkede olursa olsun, Türkiye ile ilgili hiç bir bilgisi olmasa dahi “ya kardeşim bu zaten mantık olarak kesinlikle doğru, başka türlü olması mümkün değil” demez mi ? Peki hani aklın yolu birdi ? Aklın yolu bir aslında ama bu kişiler bu milleti tanımadıkları için, bu milletle bir arada yaşamaya, bulunmaya cesaretleri olmadığı için, bu milletten korktukları için kendi dünyalarında ancak bu kadar analiz yapabiliyor, ancak bu kadar akıl yürütebiliyorlar…